Dünyanın en büyük uçağı 2029’da uçmaya hazırlanıyor

Dünyanın en büyük uçağı 2029’da uçmaya hazırlanıyor
Yazı Özetini Göster

Dünyanın en büyük uçağı 2029’da uçmaya hazırlanıyor

Güncelleme Tarihi: Kasım 01, 2025 15:56

HABER MERKEZİ

ABD’nin Colorado eyaletinde kurulu, adı pek duyulmamış Radia, “dünyanın en büyük uçağını” geliştirme hedefiyle havacılık ve enerji sektörlerini aynı potada eritiyor. “WindRunner” adı verilen dev kargo uçağı tamamlandığında 108 metre uzunluğa ulaşacak; kanat açıklığı 79 metreyii aşacak. İç hacmi, askeri Boeing C-17 Globemaster III’ün yaklaşık 12 katına denk geliyor. Bu devasa hacmin amacı, kara yolu ve köprü kısıtlarına takılan rüzgâr türbini kanatlarını, tek parça hâlinde, doğrudan fabrika veya sahaya ulaştırmak.

Radia CEO’su Mark Lundstrom, projeyi “dünyanın en büyük şeylerini en ulaşılmaz yerlere taşıyacak bir platform” olarak tanımlıyor. Şirket, 2017’de başlattığı programda ilk uçuşu 2029 için hedefliyor. Yatırımcıları arasında Caruso Ventures ve ConocoPhillips de .

NEDEN BÖYLE BİR UÇAĞA İHTİYAÇ maliyet ve süre artıyor.

WindRunner’ın hedefi, yaklaşık 92 metreyi aşan tek parça kanadı tek seferde taşımak. Şirketin “GigaWind” dediği bu yaklaşım, onshore sahalarda offshore boyutlarına yakın türbinleri mümkün kılarak üç kata kadar kapasite artışı ve kWh başına maliyette belirgin düşüş vadeder.

UÇAĞIN TEKNİK ÇERÇEVESİ

– Hacim odaklı tasarım: Yaklaşık yaklaşık 7650 m³ yük hacmi; yaklaşık 105 m faydalı yük uzunluğu.

– Faydalı yük: Yaklaşık 72,5 ton. Daha küçük olsa da C-17’den biraz düşük.

– Menzil ve hız: Yaklaşık 1930 km menzil; Mach 0,6 (yaklaşık 637–644 km/sa) seyir hızı.

– “Yeni bir şey yapma” felsefesi: Motorlar ve aviyonikler, hâlihazırda uçan platformlardan; tedarik zinciri ve sertifikasyon sürecini basitleştirmek için “mümkün olduğunca olgun parça” yaklaşımı.

Pist esnekliği: “Yarı hazırlanmış” sahalara iniş için iri, dayanıklı lastikler; motor yerleşimi yüksek. Bunlar taş, toz emişini azaltmak için yapılmış. Yerel havalimanları veya türbin fabrikalarına yakın alanlar hedefleniyor.

RÜZGÂR ENERJİSİNDE TABLO

Son on yılda kurulu güç ikiye katlanan rüzgâr enerjisinde ABD’de yüzde 10 civarı üretim payına ulaşıldı. Küresel ölçekte yüzde 14 seviyeleri telaffuz edilirken, bunun yaklaşık üçte ikisi Çin’den geliyor. Buna karşın, çelikten gümrüğe kadar uzanan yeni maliyet ve tedarik baskıları, büyük kanatların sahaya taşınmasını daha da zorlaştırıyor. WindRunner, tam bu darboğaza “gökyoluyla” çözüm iddiasında.

GELİR MODELİ: SADECE KANAT MI

1 Yorum
  • Ahmet Ulaş

    WindRunner projesi gerçekten havacılık tarihine geçecek bir girişim. Antonov An-225’ten bile daha büyük bir gövde tasarımından bahsediyor olmamız inanılmaz. Özellikle devasa rüzgar türbini kanatlarını lojistik olarak taşınabilir hale getirmesi, temiz enerjiye geçiş sürecini hızlandıracaktır. 2029’daki ilk uçuşu merakla bekliyoruz.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar